Alman Bundestag'da 17 Ekim'de stratejisini savunan Alman Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock şöyle dedi:

Bugün barıştan söz ettiğimizde bakış açımızı ve dikkatimizi salt askeri meselelere daraltamayız. Güvenlik ve dolayısıyla barış toplumsal yaşamımızın tüm alanlarını etkiler. (...) Son iki buçuk yılın en büyük başarılarımızdan biri özgür ve liberal Avrupa'mızın ve kurallara dayalı uluslararası düzene inanan tüm dünya devletlerinin birliğini korumak olmuştur.

Annalena Baerbock'un konuşmasına yanıt olarak muhalefetteki Hristiyan Demokrat parti, Alman güvenlik stratejisinin en büyük hata ve eksiklerini tam olarak belirledi. CDU milletvekili Johann Wadephul'a göre Almanya, Alman altyapısının dronlarla ihlali gibi somut tehditlere yeterli yanıt veremiyor. Eyaletler ve yerel yönetimler bu tür durumlarda nasıl davranacaklarına dair ne imkân ne de herhangi bir yönerge aldı.

Alman ulusal güvenlik stratejisinin uygulanmasının Polonya'nın batı komşusu için bir mali sorun da olduğu ortaya çıkıyor. 2025 Alman bütçesi, güvenliğin kilit rol oynadığı bakanlıklarda çok derin kesintiler öngörüyor. Uluslararası politika kaynakları yüzde 17 kısılacak — bu da politikanın bu yönünün Alman hükümeti için pek önemli olmadığını açıkça gösteriyor.

CDU ve CSU Alman güvenlik stratejisini nispeten temkinli eleştirirken Almanya için Alternatif (AfD), genel kurul tartışmasında stratejinin temel hedefini sorguladı. Federal Bakan Baerbock, Almanya'nın uluslararası arenadaki eylemlerinin hedefinin güvenilir ve sorumlu bir politika olduğunu defalarca tekrarladı. AfD ise güvenlik stratejisinin hedefinin Almanya'nın uluslararası ilişkilerdeki güçlü konumunu yeniden inşa etmek olması gerektiğini düşünüyor. 1974'ten 2018'e kadar Bundeswehr'de görev yapan milletvekili Joachim Wundrak'a (AfD) göre Almanya'nın güvenliği için eylem "proaktif, sistematik ve iyi gerekçelendirilmiş biçimde ve Almanya'nın çıkarları doğrultusunda hedefleri hayata geçirmelidir."

NATO, Almanya'nın dış güvenliğinin etkili güvencesidir ve vazgeçilmezdir. Ancak Sırbistan'a karşı hava savaşı ve Libya'daki vahşi rejim değişikliği gibi büyük hatalar da yaşandı. (...) Almanya'nın güvenliği Güney Çin Denizi'nde veya Asya'nın herhangi bir yerinde savunulmayacaktır. Tüzüğüne göre savunmacı bir ittifak olan NATO'nun harekat alanı Kuzey Atlantik ve Avrupa'yla sınırlı olmalıdır.

Die Linke de güvenlik konusuna benzer şekilde eleştirel yaklaşıyor.

Geçen yıl İsveç barış araştırmaları enstitüsü SIPRI'ye göre NATO, dünyadaki diğer tüm ülkelerin toplamından daha fazla silahlanma harcaması yaptı. (...) Bu gezegende NATO ile gerçekten rekabet edebilecek konvansiyonel bir güç yok. Daha fazla silahlanmaya ihtiyacımız yok.

[Aleksandra Fedorska, Polonyalı ve Alman medya kuruluşlarının gazetecisidir]