Mecklenburg-Vorpommern eyalet hükümeti ve eyalet başbakanı Manuela Schwesig'in STK finansmanını savunması bu bağlamda çift anlamlıdır; zira tam da bu eyalette sivil toplum kuruluşları Rusya-Almanya siyasi hedeflerini gerçekleştirmek için en sinsi biçimde kullanıldı.
Mecklenburg-Vorpommern İklim Vakfı, ABD yaptırımlarına rağmen inşaatı tamamlamak amacıyla 2021'de kuruldu. Vakıf eyalet hükümeti ve Nord Stream 2 AG tarafından destekleniyordu. Bu sivil toplum kuruluşu, Donald Trump'ın ilk döneminin son aşamasında Amerikalılar tarafından Nord Stream 2 inşaatına uygulanan yaptırımları atlatmaya yönelik siyasi bir manevraydı. Daha o dönemde başta Polonyalı eleştirmenler bunda çevreci bir girişim değil, Rusya-Almanya çıkarlarını destekleme mekanizması görüyordu.
Mecklenburg-Vorpommern eyaleti vakfa 200.000 euro sermaye koydu. Gazprom'un bağlı şirketi Nord Stream 2 AG ise kuruluşun mali temelini oluşturan 20 milyon euro ödedi.
Vakfın başkanı olarak eski Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Erwin Sellering ve Katja Enderlein (Ekonomik Kalkınma Ajansı) görev aldı. Yönetim kurulu başkanlığını ise bizzat Manuela Schwesig (SPD) üstlendi. Mütevelli Heyeti stratejik kararları denetliyordu.
Vakıf resmî olarak ağaçlandırma, doğa koruma alanları ve eğitim programları gibi çevre projelerini destekliyordu. Somut olarak yalnızca birkaç proje gerçekleştirildi — örneğin Peenemünde bataklığında doğa koruma faaliyetlerine 1,5 milyon euroluk hibe.
Vakıf, boru hattı inşaatında aracılık görevi üstlenen Nord Stream 2 Supply MV GmbH adlı bağlı şirketi kurdu. Firma, Amerikan yaptırımlarını atlatmak üzere hükümet şemsiyesi altında bir Alman şirketi olarak inşaat çalışmalarını ve malzeme teslimatlarını koordine etti.
Nord Stream 2'nin tamamlanmasının ardından vakıfta kalan fonlar (Gazprom'dan yaklaşık 20 milyon euro) donduruldu ve kısmen Ukrayna'ya insani yardım için kullanıldı. Supply MV GmbH tasfiye edildi.
Eyalet parlamentosu 2022-2023 yıllarında vakfın kuruluş koşullarını ve Manuela Schwesig'in hukuki sorumluluğunu araştırmak üzere soruşturma komisyonu kurdu. Nihai raporda şeffaflık eksikliği ve hatalı siyasi kararlar eleştirildi; ancak açık bir hukuk ihlali tespit edilmedi.
[Aleksandra Fedorska, Tysol.pl ile çok sayıda Polonyalı ve Alman medya kuruluşunun gazetecisidir]